1 Ocak 2011 Cumartesi

Google'a "Lumpuristik" Testi - ve sonuç....

Lumpuristik ne midir?

Tıpkı misyon5ice gibi uydurma bir kelime olan Lumpuristik, içinde bulunduğumuz SEO yarışmasının kurallarından biri... Bu kural şu: Yarışmaya katılan bütün öğrenciler, websitesine bu linki mutlaka eklemek ve http://bloglar.drcetiner.com/ adresine bağlamak zorunda.

Bu; google'ın arama paradigmasının güvenirliğini ölçmek için konulmuş bir kural aslında. http://bloglar.drcetiner.com/ adresinde, Lumpuristik kelimesi ile ilgili HİÇ birşey bulunmuyor. Yani mantık kuralları çerçevisnde düşünecek olursak, google arama motorunun bu siteyi "Lumpuristik" kelimesi altında indekslememiş olması gerekiyor...du! Ancak google'a lumpuristik kelimesini yazdığımız zaman, http://bloglar.drcetiner.com/ adresini 3. sırada rahatlıkla görebilirsiniz.

Buradan çıkartılacak sonuç neymiş: Google, içeriği hakkında bir alakası olmadığı halde, o alakasız siteyi sizin karşınıza kolayca çıkartabiliyormuş. Bu yüzden, bu sefer güvenirliği zedelenen google'ın ta kendisi oldu diyebiliriz.

Bugüne kadar, arama motorlarında sadece içeriğin önemli olduğunu düşünenler için biraz sarsıcı bir sonuç... Buradan google'ın arama paradigmasının o kadar da ahım şahım birşey olmadığını ve birçok zayıf noktası olduğunu anlıyoruz.

Hepinize misyon5ice dolu günler. Esenlikle kalın...

Haa, bu arada unutmadan linki de verelim ;)

misyon5ice rekabeti artıyor

Yalnızca 3 hafta önce bir SEO yarışmasının anahtar kelimesi olarak ortaya çıkan misyon5ice kelimesiyle indekslenen sayfa sayısı, dün itibariyle 15.000'i aştı. Bu yüksek rakam hem yarışmacılar arasındaki rekabeti kızıştırıyor, hem de insanı google arama robotunun indeksleme paradigmasıyla alakalı çeşitli sorgulamalarda bulunmaya itiyor. Bunlardan biri de, google'ın site indeksleme konusunda ne kadar esnek ve bonkör olduğu...

Söylediğimiz üzere, bu yarışmanın kazananı kim olursa olsun, bize google'ın işleme şekli, hatta ve hatta google'ın geleceği hakkında önemli fikirler edindirecek.

İyi olan kazansın diyor, bu entry'i de burada noktalıyorum.

Google'ın indeksleme kriterleri

Hiç şüphesiz, bir websitesine sahip herkes, bu sitenin google arama motorunda ilk sayfada gözükmesini ister. Yapılan bir araştırmaya göre, internette arama yapan kişilerin yaklaşık %80'i, aradığı anahtar kelime için yanlızca ekrana gelen ilk 3 siteyi kontrol ediyor. Kalanın %95'lik bir kısmı da aradığı şey için 3 sayfadan daha ileri gitme zahmetine girmiyor. Yani siteniz ilk 3 sayfada değilse, pek de reklam yapma ihtimaliniz olmuyor.

Peki sitenizi google'ın ileri sayfalarına nasıl taşıyabiliriz? Bu soru, "misyon5ice" anahtar kelimesini konu edinen SEO yarışmasının da asıl amacı aynı zamanda... Aşağıda, sitenizi ileri sıralara taşıyacak ipuçları ve bunlarla ilgili birtakım ince ayrıntıları bulabilirsiniz.
  • REF-Link vermek: REF-Link; bir arkadaşınızın, kendi sitesinde sizin websitenizin linkini vermesi anlamına gelir. Eğer linkin verildiği websitesi, google'da indekslenmiş bir siteyse, google'ın arama botları bunu sizin siteniz için bir artı puan olarak kabul eder. Linkin verildiği site ne kadar güvenilirse, siteniz sıralamada o kadar ileri taşınır. Ancak burada dikkat etmeniz gereken önemli bir püf noktası var. Eğer arkadaşınız ve siz, birbirinizin sitelerinin linkini verecek olursanız, Google sizin ve arkadaşınızın sitesini "güvenilmez" olarak algılar ve bu yüzden sıralamada daha da geriye düşersiniz. Aynı şey, üç kişi arasında da geçerlidir.
  • Özgünlük: Sitenizdeki yazılar ne kadar özgünse, o kadar güvenilir bir siteye sahipsiniz demektir. Bu da sitenizi doğal olarak başa başarılı yapar. Ancak başka bir stede yazılanları aynen kopyalacak olursanız, bu da otomatikman sizi geriye atacaktır.
  • Ziyaretçi Sayısı: Bir websitesinin ziyaretçi sayısı, o sitenin sıralamadaki yerini doğrudan etkileyen etmenlerin başında gelir. O sitenin aktif ziyaretçileri ne kadar fazlaysa, site de o kadar ileri sıralarda olur. Buradaki en önemli nokta; göz önüne alınan kriterin toplam ziyaretçi değil, aktif ziyaretçi olmasıdır. Örneğin; bir haftalık süre içinde günde 100 ziyaretçi alan bir site, haftanın ilk günü 2000 ziyaretçi alıp diğer günler hiç ziyaret edilmeyen bir siteden daha iyidir.
  • Güncelleme sıklığı: Bir sitenin sık sık güncelleniyor olması, sitenizin google'ın webbotlarından alacağı puanı da yakından etkiler. Eğer sitenize sık sık yeni bilgiler eklerseniz, google da otomatik olarak sitenizi üst sıralara taşımaya başlayacaktır. Tabi bu bilgilerin içeriği de önemlidir. Sitenize süreki olarak anlamsız karakterlerden oluşan kayıtlar girerseniz, google'ın botları bunu güncelleme olarak algılamaz.

25 Aralık 2010 Cumartesi

Diablo 3'ün ilk ekran görüntüleri yayınlandı

Blizzard Entertainment tarafından geliştirilen ve hiç şüphesiz en iyi RPG oyunları arasından yer alan Diablo serisinin yeni oyunu Diablo III'ün ilk ekran görüntüleri yayınlandı.


http://us.media.blizzard.com/diablo3/_images/screenshots/ss151-hires.jpg
Diğer ekran görüntülerine ve oyunla ilgili diğer bilgilere bu linkten ulaşabilirsiniz(Sayfa ingilizcedir).

18 Aralık 2010 Cumartesi

Türkiye'nin İlk İnsansı Robotu

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemalettin Erbatur liderliğindeki ekip tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk insansı robotu “SURALP” tanıtıldı.
Doç. Dr. Erbatur, üniversitenin Tuzla Yerleşkesi'ndeki tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, bu tür robotların insana, insanın bulunduğu ortamda yardımcı olması için tasarlandığını söyledi. 

Doç. Dr. Kemalettin Erbatur, Sabancı Üniversitesi Robot Araştırmaları Laboratuvar Platformu'nun kısaltmasından adını alan “SURALP”in hazırlık çalışmalarına 2002 yılında başlandığını ve bu çalışmaların yaklaşık 5 yıl sürdüğünü ifade etti.

“SURALP”in başındaki kameralarla çevreyi algılayabildiğini ve elleri vasıtasıyla da nesneleri tutabildiğini belirten Doç. Dr. Erbatur, “SURALP” için 1 milyon dolar tutarında kaynağın harcandığını bildirdi.

“SURALP, Türkiye'nin ilk insansı robotu olma özelliğini taşıyor” diyen Erbatur, 164 santimetre uzunluğundaki robotun, 114 kilogram ağırlığında olduğunu söyledi.

Türkiye'nin insansı robot çalışmalarında en hızlı ilerleyen ülkelerden olduğuna da dikkati çeken Doç. Dr Erbatur, SURALP'in değişen yüzeyler üzerinde yürüyebildiğini ve dengesi bozulduğunda da elleri ile duvardan destek alabildiği bilgisini verdi.

Doç. Dr. Erbatur, “SURALP”in insanla orantılı olarak tasarlanıp imal edildiğini vurgulayarak, robotun bacaklarında ve kollarında 6'şar eklem bulunduğunu söyledi.

“SURALP”in fonksiyonlarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydeden Doç. Dr. Erbatur, robotun deneysel çalışmaları sırasında TÜBİTAK tarafından mali olarak desteklendiğini sözlerine ekledi.

“SURALP” BOŞ KUTUYU ÇÖP KUTUSUNA ATTI
Tanıtımda, Türkiye'nin ilk insansı robotu “SURALP”, masanın üzerinden aldığı meşrubat kutusunu ekipte yer alan bir kişiye verdi. Ardından boş kutuyu alarak, yanındaki çöp kutusuna attı.

İleri ve geri yürüyüş yapan “SURALP”, ayrıca mini bir dans gösterisi sundu.

Doç. Dr. Kemalettin Erbatur'un “Danstan keyif aldın mı?”, “Ve Yoruldun mu?” sorularına da “SURALP”, başını sallayarak yanıt verdi.

Doç. Dr. Erbatur, bir soru üzerine, “SURALP”in konuşma fonksiyonlarının henüz geliştirilmediğini söyledi.
Kaynak: Hürriyet

misyon5ice

Herkese merhaba...

Bu site, SEO yarışmasına katılmak ve "misyon5ice" kelimesini google arama motoru üzerinde görünmesini sağlamak amacıyla 18 Aralık 2010 tarihinde Doğa Can Kılıç(Ben) tarafından kurulmuştur.
İzin verirseniz biraz kendimden bahsetmek istiyorum.

Yalova Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 1. sınıf öğrencisiyim. Aslen Çanakkale'li olup, İstanbul-Kadıköy doğumluyum. İlkokulu Çapa İlköğretim Okulunda, ortaokulu ise Beyoğlu İ.Ö.O'da okudum. Pek de başarılı sayılamayacak bir ortaöğretim kurumları sınavından sonra Mustafa Kemal Anadolu Öğretmen Lisesi'ne geldim. Lisenin ilk 3 senesi hayat kolaydı. Daha sonra üniversiteye hazırlanmaya başladım ve kabus dolu bir döneme girdim. 1 senelik yoğun tempolu bir hazırlıktan sonra, kendimi Yalova Üniversitesinde buldum. Yalova üniversitesine girmeye hak kazanan herkes gibi, ben de en başta ingilizce muafiyet sınavına girdim ve başarılı olarak hazırlığı atlayıp direk 1. sınıfa geçtim. Bilgisayarlara ve diğer elektronik cihazlara küçüklüğümden beri meraklı olduğum için, bilgisayar mühendisliğini kazanmak beni oldukça memnun etti.

Bu site, her ne kadar sırf bir ödevi yerine getirmek için kurulmuş olsa da, bu şekilde bırakmayacağım. Her hafta teknoloji ve tabii ki oyun dünyasından en son gelişmeleri size aktaracağım. Bu yüzden sitemi şimdiden sık kullanılanlara eklemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Yarışma bittikten sonra da

Esenlikle kalın...

dogabeey